Furkan Reis Hakkında: Co-founder & President Red and Grey Media • Co-founder of Klush Consulting • Member Genç Yönetici ve İşadamları Derneği
Bu sohbete gönderdiğiniz mesajlar ve yaptığınız aramalar artık uçtan uca şifrelemeyle korunmaktadır.

: Dijital dünyanın kargastik insanı Furkan Reis ? Seni çevrimiçi yakaladım, sorularım var. Yazışalım mı?

: Tabi sevgili karga, merhaba 🙂

: Kargaların gücü adına ?

: Değerli okuyucularımız için bize kendinden bahseder misin? Seni senden dinleyelim ?

: Red and Grey’in ajans başkanı, kurucusu, bol bol işe ilgilenen, saas projelerine inandığı için oralarda da bir şeyler yapmaya çalışan, iş dışında dağda ormanda koşturan tırmanan, 2 bebeli bir baba desek özet olur sanırım ?

: Sana başkan diyebilirim o zaman ?

: Neden ajans neden dijital? Sektördeki hikayeniz nerede nasıl başladı?

: Ajans Başkanı yönünle sorulara başlayalım ?

: Amatör olarak 13-14 yaşında başladı, okuduğum lisede “web team” diye bir şey vardı, sonra ufak tefek amatör işler, sonrasında bir eğitim aldım, eticaret girişimciliği üzerine. Sonrasında eğitim aldığım yerde eğitim verir oldum. Derken Google’ın eğtimlerini vermeye başladım. Profesyonel dünya orada başladı diyebilirim. Sonrasında ise Red and Grey geliyor

: Renklerin senin için bir anlamı var mı?

: Kırmızı ve gri ?

: biz işin başında dedik ki hem kreatif olalım ama analitik kafadan da uzaklaşmayalım.. öyle konumladık.. renkler bunları temsil ediyor.. kırmızı eğlenceli, kreatif, canlı.. gri ise daha matematik, rakamlar dünyası

: Dünyanda Kargaya yer var mı ?

: Kargalara kapımız her zaman açık 🙂 Ofiste kargamız eksik olmuyor.. Evimizin önü de bol kargalıdır.. Çocukların ikisinin de ilk kelimelerinden Karga. Benim için Karga zaten hayatımda 🙂 Seninle birlikte daha da sevdik kargaları

: Yoksa tasarımları da rakamları da gagalarım ?

: Tasarım ve rakamları gagalayan karga. Bu iyiymiş hemen ofisin bir yerine karalayalım bunu 🙂

: O zaman hepsinin cevizi bol olsun ?

: Karga Team var artık, dijitali gagalıyoruz ? Eğitimci bir ajans başkanı olarak işe alımlardaki önceliklerin neler?

: Bir sistem var “Hire character, train skils” diye. Global bir mantık. Karakteri düzgün olanı işe al, yeteneklerini geliştir. Bizde de aynı. Önce karakter, sonra yetenekler geliyor.

: Çok hızlı gelişiyor dijital sevgili karga, dijitali bilen diye bir insan yok. Bugün biliyorsa yarın bilmiyor olacak. Gelişimin sürmesi gerekiyor. Bu yolu yürüyecek kişilerin de gelişen, doğru karaktere sahip insanlar olması gerekiyor

: Ajans içinde yeteneği geliştirmek için nasıl bir kültür var? Her şeyi global argümanlara göre çözmek mümkün olmuyor ?

: Hümanist bir kültür var. Bilmeyene öğrenmesi için müsade edip bilmediği yerde arkasında durup öğrenmesi için insanlara alan veriyoruz. Bu operasyonel olarak zor oluyor biraz. Olan bilene oluyor ?

: Bilen sabır bilmeyen ceviz diyoruz o zaman ?

: Sosyal medya uzmanı kimdir?

: Sosyal medya uzmanı 5 yıl önce hayatımıza giren ama artık olmayan kişidir

: Furkan’ın sözlüğünden bu soruya güzel bir cevap bekliyoruz ?

: Artık topluluk yöneticileri, içerik yazarlar, sosyal crm uzmanları, stratejistler var..

: Aslında büyük yük yükledik insanlara..

: Hepsi bütünleşince ortaya ancak bir uzman çıkıyor dedin ve dijitalin kalbini fethettin ??

: Aynen öyle.. Bunları bölüp insanları rahatlatmak gerekiyor

: Bir insan hem kreatif içerik üretip, hem de rakamların dünyasında etkileşimle, oranlarla uğraşmamalı

: Hem moderasyon yapıp hem reklam planlamamalı

: Dikey değil yatay büyüme gerekiyor ?

: Aynen kargacım böylece yetenekler daha da parlıyor

: Herkes kendi alanında ihtisas sahibi oldukça dijitali daha iyi anlamaya ve uygulamaya başlıyoruz..

: Peki gelelim marka ve ajanslara

: Markalar ve ajanslar arasındaki iletişimi nasıl değerlendiriyorsun? Kendini kayırma sakın ?

: Bir markanın iletişimini yöneten marka ve iletişimin nasıl olacağını belirleyip yürüten ajansın iletişim kuramaması çok ilginç değil mi?

: Bence ne kadar sorusu önemli. Her müşterisi ile süper iletişimi olan ajans olmaz. Bizim de yok. Ama ben şuna bakıyorum, bir sonraki seneye devrederken müşterilerin yüzde kaçı devrediyor

: Ukalalık yapayım bizde bu oran %90’ın üzerinde ?

: Peki bu oranın içinde senin, çalışanların, markaların vb argümanların etkisini baz alacak olursak yüzdesel pay en çok kime ait?

: Müşteriye empati yapma kültürüne ait. Ama en çok pay çalışanların

: Şöyle bir konu var

: Çalışanların bol bol ceviz yiyorsa demek ?

: Toplu ceviz yeme seansları yapıyoruz 🙂

: Vayyy kreatif fikir diye buna denir ??

: Dijitale hakim olan marka sayısı az, eğer ajans kendisi kadar hakim olduğunu düşünerek hareket ederse markayı kırar. Bazen çok anlamsız sorulara cevap veriyoruz. Tolerans, empati markaya karşı doğru tutumu getiriyor. Markalarımız da sağolsun canlar, geçinip gidiyoruz 🙂

: Markaların dijital ajans seçerken dikkat etmesi noktaları paylaşabilir misin?

: Pazarlama müdürleri için cevizlik bilgiler fena olmaz.

: Ajansın markayla hakkıyla ilgileneceğinden emin olsunlar. Bu önemli.

: Sonra çalışkan bir ajans seçmeye çalışsınlar, farklı bakış açısı, farklı konsept, farklı düşünce

: Sürekli üretmesi gerekiyor ajansın

: Bir de tecrübe önemli. Daha önce bu ajans ne yapmış, vaatleriyle yaptıkları oturuyor mu?

: Yoksa sadece politika mı yapıyor ?

: Bahçeye havuz yaptıracağım ✋️

: Ahaha 🙂 Uçacağız kaçacağız

: Dağda ormanda uçup kaçıyorsun genelde ?

: Dağa ormana gelen herkesi uçurup kaçırma sözüm var

: Beraber uçalım kargacım 🙂

: Müşterilerimizle de gittik. Ne öyle hep toplantı odalarına mı sıkışalım 🙂

: Müşterilerini bilmem ama ben Kargayım yetişmen zor olmasın ?

: Türkiye’de dijital reklamcılığı dünya konjonktürüne göre nasıl değerlendiriyorsun?

: Bence Türkiye dijitalde diğer sektörlerde olmadığı kadar yakın dünyaya.. Kullanıcılar, tüketiciler de çok yakın trendlere

: Basit bir sağlama yapalım

: Bir ajanstan çıkan iş aynı markanın dünyadaki diğer ülkelerdeki işlerini geçebiliyor.

: Bunu global markalarla çalışırken yaşıyoruz. Ne mutlu ekosistemimize

: Global analiz araçları sayesinde Türk firmaları bunu inceleyebiliyor..

: Sonuç gayet olumlu bence

: Türkiye kamu ve STK tarafında dijitalde ne kadar etkin? Görüşlerini alalım..

: Bak bu konuda çok olumlu olamayacağım ?

: Özel sektörde bir çok fırsat getirdiği ve değerlendirdiğimiz gerçeğini kamu tarafı için söylemek mümkün mü..

: Konuşturma beni diyeceksin ama dök içini

: Kamu gerçek hayatta halka değmekte zorlandığı için dijitalden de yapamıyor tabi. STK’lar desen iyilik değil hep başka amaçlar. Çok açmayayım burayı ?

: Ama bir STK insanı olarak bu konu çaba sarf ediyorum

: Dijitalin geleceği hakkında öngörülerin var mı? Gelecekte bizi neler bekliyor?

: Data birikiyor, big data önem kazanıyor. Yapay zeka iyice akıllandı, bir süre sonra yapay zekanın hızına yetişemeyeceğiz. Oradan sonraki grafik geometrik artış gösterecek. Çok uzun sürelerden bahsetmiyorum kargacım sadece 5 yıl içerisinde çok değişecek dünya. Bizim için 5 sene kısa bir süre, senin için düşünemiyorum ?

: Yapay Zeka için insanlık çok endişeleniyor ama Kargalar varken yapayların mayası tutmaz.

: Mesela yapay korkuluk düşün olur mu olmaz ?

: Dünya değişiyor çok başka yerlere gidiyor. Biz neresindeyiz bu değişimin?

: Yaani diye arama motoru çıktı, çok konuşuldu çok eleştirildi. Sen ne diyorsun bu işe..

: Biz gerisindeyiz ama arayı kapatıyoruz. Sanayi 4.0’da mesela çok geride kalmadan yakalayacağız gibi duruyor. Çok kötümser değilim dünyanın değişiminde.

: Ancak bu değişime kamu desteği çok zayıf, ne yapıyorsa özel sektör kendisi yapacak.

: Yaani için şunu söyleyebilirim: Tamam yapın, güzel, arama motoru da yapın. Ama önce bi inovtif bir şey yapın, sonra arama motoru yapın

: Kamu kamuda kalsın ?

: İnovatif mi sen ne diyorsun başkan?

: Adamlar yapmış zaten, biz alıp kopyalayalım. Yenisi ile kim uğraşacak?

: Yıl 1998, arama motoru inovtif
yıl 2017, (burayı sana bırakıyorum)

: Kargalar biliyor ya neyse

: Adamlar Mars’a gidiyor diye edebiyat yapmaya gerek yok.

: Ama tek konu mars değil

: Edebiyatı edebiyatçılara bırakın.

: Gerçeklerden konuşalım sevgili karga. Hangi girişim, hangi saas projesi kamudan destek alabilmiş

: THY destek versin, cevizleri uçağa atıp ilgili makamların kafasına atacağım ?

: Gerçekler acıdır değerli başkan. Konuşalım acıyı herkes görsün, hissetsin.

: Bir projem var buraya yazayım, kamudan birisi okusun alsın yapsın.

: Google 20 yıldır bizi izliyor, dinliyor, takip ediyor ve kaydediyor. Genetik koflarımızı dijitale taşıdılar taşıyorlar. Sonrası birisi çıkıp Google sadece teknoloji şirketi diyor, birisi çıkıp yerli arama motoru diyor. Yuh!

: Yahu evrensel olmadan milli olamıyorsun. Dijital şakaya gelmez, zaman kaybetmeye gelmez. Gerçekler başkan ah şu gerçekler.

: 50 tane ajans seçiyorsun, her birine 2 tasarımcı, 2 yazılımcı, 1 proje yöneticisi, 1 reklam yazarı al, maaşını giderini ben öderim diyorsun. 1 sene destekliyorsun. Sonra gelsin inovasyon, gitsin unicornlar..

: Sevgili karga, Amazon’un Arge yatırımı Türkiye’nin arge yatırımından çok.

: Ah be başkan bunu yapacak vizyon (…)

: Parantezi sen doldur ?

: Gelecek..

: O vizyon yok ama gelecek. Çünkü geleneksel kafaların son 10 yılı..

: Amazon bir kültür, AR-GE yatırımı da yapar katma değer de üretir. Biz mekanik düşünmeye devam ettiğimiz sürece betona yatıracağız paraları ?

: 10 yıl sonra gelenler betona kafa atmakla geçirmesin ömürlerini ?

: Kargacım o betonların tam üzerinden geçerken ne yapacağını biliyorsun ?

: Hiç merak etme ?

: Hızlı sorulara geçelim yoksa 2050’ye çok var ?

: Anlaştık

: Dijitale, pazarlamaya, reklama ve en önemlisi geleceğe dair kitap önerilerin varsa alalım.

: Şu aralar Ezberbozan’ı okuyorum

: Jean-Marie Dru

: Bitmedi ama fena gitmiyor

: Konusu nedir? Biraz bilgi alabilir miyiz..

: Kullanıcı davranışları, geleneksel kalıplar, genel geçer doğrular.. Bunları kırıp gerçekten yaratıcı olmaktan bahsediyor.

: Favori rengin nedir? Varsa kırmızı gri dışında ?

: Mavi

: Sosyal medyada günlük ne kadar vakit harcıyorsun?

: 3 saat civarı

: Bu kişisel tabi

: Yoksa hayatımız sosyal medya 🙂

: En sık kullandığın sosyal medya kanalı hangisi?

: Ben 24 saat dijitalim zaten ?

: Instagram sanırım.

: Neden Instagram?

: Ben daha çok izleyici bir kullanıcıyım. Takip ettiğim hesaplardan bir platform oluşturdum kendime, karikatürü de, motive edeni de oraya ekledim. O akış kafamı dağıtıyor iyi oluyor

: En sevdiğin mobil uygulama?

: Drive ?

: Şahsi kullanım için Getir’i beğeniyorum

: Getir diyorsun getiriyor bilirim ?

: Favori şehrin hangisi?

: Yaşam için İstanbul, doğa için Rize. Gidip de çok beğendiğim NewYork

: WhatsApp röportajını nasıl buldun?

: Gördüğümde akıllıca demiştim, şimdi yeni sıfat “keyifli”

: Ajansın, çalışanların, projelerin, müşterilerin adına sana başarı dolu bir kariyer diliyorum. Cevizi eksik etme Kargayı unutma ?

: Teşekkürler kargacım, seni unutmak mümkün mü? Başarılı projende beklentilerine ulaşmanı dilerim.